|
|
|
TERÖRLE MÜCADELE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ |
|
TEMEL DEĞERLERİMİZ |
İnsan hak ve özgürlüklerine saygı,
Hukukun üstünlüğü,
Meslek etiğine bağlılık,
Şeffaflık ve hesap verebilirlik,
Yenilikçilik,
Yeterlilik,
Tarafsızlık,
Etkinlik,
Saygınlık,
Hizmette kalite.
|
AMACIMIZ
|
|
İnsan hak ve özgürlüklerine saygılı, hukukun
üstünlüğüne inanan, meslek etiğine bağlı, profesyonel değerlerle donanmış
personeli ile terörizm ile her platformda etkin mücadele ederek, halkımızın
huzur ve güvenliğini temin etmektir. |
|
|
|
HEDEFİMİZ
|
Daha huzurlu ve güvenli bir Türkiye.
İç ve dış kaynaklı, yıkıcı, bölücü ve dini motifli her
türlü terör olayının bertaraf edilerek halkımızın sevgi, kardeşlik, barış,
güven, birlik ve beraberlik içinde hiçbir korku ve endişe hissetmeden huzur
içinde yaşamlarını sürdürmesidir.
Halkımızın polisi olmak, onların vergileri ile yürütülen
çalışmalarda kaynakları ekonomik kullanmaktır.
Güvenlik politikaları oluşturulurken halkın önceliklerini dikkate almaktır.
|
|
ANNE BABALAR DİKKAT |
Gençlik bir insanın yaşamındaki en kritik dönemlerden biridir.
Çocukluktan ergenliğe adım atan gençlerde ilk değişiklikler önce
fizyonomilerinde başlamaktadır.
Fizyonomideki bu ani değişiklikler, ellerin, ayakların büyümesi, burnun
ve çenenin büyümesi, vücuttaki kıllanma, sesteki değişiklikler vs. genci
tedirgin etmeye başlar. Fizyonomideki bu ani değişim bir gencin görünümünü ilk
zamanlarda olumsuz yönde etkilemektedir. Zira fizyonomide orantısız bir görünüm
söz konusudur. Bunun nedeni ise organların gelişimlerini farklı zamanlarda
tamamlamalarıdır. Ergenlik dönemi ile gençliğe ilk adımını atan bir bireyin
fizyonomisindeki bu orantısız ve karmaşık görüntü psikolojisinde de
görülmektedir.
Gençlerin aşırı alıngan davranmaları, başkalarına acımasızca
eleştirilerde bulundukları halde, hiç eleştiriye gelememeleri, coşkulu ve
hayalci olmaları, otoriteden devlete varana kadar her şeyi eleştirme eğilimi
taşımaları vs. buna en iyi örneklerdir. Aslında gençler bu davranışlarıyla ana babadan otorite figürünü temsil
eden öğretmen ve devlete kadar herkese bir mesaj vermektedirler. Nedir bu mesaj?
Shakesper, "Dünya bir sahne, insanlarda bu sahnede birer oyunculardır" demiştir.
İşte gençler, anne babaya ve otorite figürünü temsil edenlere, dünya bir sahne
ise ve bu sahnede bana düşen bir rol var ise şayet, benim bu rolümü en iyi
şekilde oynayabilmem için kendime ait bir benlik, kendime ait bir kimlik ve
kişiliğimin olması gerekir diyorlar. Anne babalar da; hayır, siz bizim
istediğimiz tarzda kimliğe, kişiliğe ve benliğe sahip bir çocuk olacaksınız
diyorlar. Bu noktada anne babalarla gençler arasında iletişim kopukluklarına
neden olabilecek çatışmalar çıkıyor.
Yapılan araştırmalarda gençlerin anne babalardan en büyük şikayeti adam
yerine, yetişkin yerine konmamak, anlayışsızlık, güvensizlik ve sürekli çocuk
yerine konmak olduğu görülmüştür.
Bu nedenle; bir genç, aile ortamında adam yerine konmadığı, yetişkin
yerine konmadığı için kendine değer veren, adam yerine, yetişkin yerine koyan
ortamları aramaya başlıyor. Satanist gruplar ve terör örgütleri de maalesef tam
bu kavşakta gençlerimizin karşısına çıkıyor ve onu kazanana kadar ileride
bedelini fazlasıyla almak üzere sözde sevgiyi, saygıyı ve değeri gençlerimizin
arzuladığı bir şekilde veriyorlar.
Bu aşamada yıkıcı, bölücü, irticai ve zararlı örgütler, bir gencin
zihnini, kalbini ve ruhunu avuçlarını içerisine aldığı zaman o genç örgüt dışına
çıkmak istese de, çıkması mümkün değildir.
Aslında gençlerin büyüklerden beklediği sınırsız bir özgürlük ve tek
başına buyruk olmak değildir.
Onlar;
Toplumda kendilerine yer edinmek,
Kendilerini ispat etmek için bağımsız olmak,
Güvenilmek ve adam yerine konmak isterler.
Onların sabırsızlığı gençlik çağının belirsizliğinden bir an önce kurtulma
çabasından kaynaklanmaktadır.
Anne ve babalara tavsiyemiz, gençlik çağındaki çocuklarınızı gereksiz
yere yargılamadan, eleştirmeden adam yerine, yetişkin yerine koymaları ve onlara
bu kritik dönemde herkesten daha çok yardımcı olmalarıdır.
Terör örgütlerine ve aşırı akımlara katılan, uyuşturucu kullanan
gençleri yakından analiz ettiğimizde, genelde ailevi problemlerinin olduğunu, en
azından ailelerinin kendilerine karşı çok ilgisiz olduğunu görmekteyiz.
Van İli Çatak İlçesi, Sırmalı Köyü Dokuzdam Mezrası'nda 13 Eylül 1997
tarihinde, güvenlik güçleriyle girdiği silahlı çatışmada, ölü olarak ele
geçirilen "AGİT" kod isimli PKK terör örgütü mensubunun üzerinden çıkan şiir,
anne ve babalara önemli mesajlar vermektedir.
|
Pişman etme aman doğduğum güne,
Mutlu olmak hakkım olsa bile,
Bir zalim düşürdü beni bu hale,
Pişmanım anam, inan bırakmıyorlar.
--o--
İster miydim soğuklarda, dağda yatmayı,
Anaların yüreğine ateş yakmayı,
Veren kahrolsun elime silahı,
Pişmanım anam, inan bırakmıyorlar.
--o--
Bir zalim, başından vururum diyor,
Dönenin sonu ölümdür diyor,
Ne kadar pişman olursan ol diyor,
Pişmanım anam, inan bırakmıyorlar.
--o--
Dost sandıklarım pusuda yatıyor,
Kaçmaya kalksam namluyu dikiyor,
Her gece bir zalim nöbet tutuyor,
Pişmanım anam, inan bırakmıyorlar.
--o--
Her gün biraz daha azalıyorlar,
Çoğu pişman olmuş, diyemiyorlar,
Ölüm soğuktur anam kaçamıyorlar,
Pişmanım anam, inan bırakmıyorlar.
|
|
|
|
DUYURULAR |
|
|